Vaaz - Meryem şöyle dedi "Canım Rabbi yüceltir"
Canım Rabbi yüceltir, ruhum Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.
‘Meryem de şöyle dedi: Canım Rabbi ulular; ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar" (Lk. 1, 46).
Şunu der Rab beni öylesine büyük ve öylesine inanılmaz bir armağan ile
yüceltti ki, hiçbir dil ile bunu açıklayabilmek olası değildir. Yürek
ancak derinliğinde zorlanarak anlayabilir. Bu yüzden ruhumun tüm
güçleri ile bir teşekkür ilahisini söylüyorum ve yaşadığım, duyduğum ve
anladığım her şeyle kendimi Allah’ın sonsuz yüceliğini gözlemeye
veriyorum. Çünkü ruhum, kucağımın geçici bir imtiyazla üretken yapan
İsa’nın yani Kurtarıcı’nın sonsuz tanrısallığı ile coşuyor. "Çünkü güçlü
Olan, benim için büyük işler yaptı. O’nun adı kutsaldır" (Lk. 1, 49).
"Canım Rabbi ulular" denildiği ilahinin başlangıcını düşünün. Gerçekten
onun için Rabbin büyük işler yapmaya layık gördüğü bu ruh, uygun
övgülerle yüceltilebilir. Aynı söze ve aynı kurtuluş niyetine
katılanları yüreklendirebilir: "Benimle birlikte Rabbi yüceltin, hep
beraber onun adını kutlayalım" (Mezm. 33, 4). Tanıdığı Rabbi elinden geldiği kadar, yüceltmeyen ve adını kutsamayan, "Göklerin Egemenliğinde en küçük sayılacaktır" (Mt. 5, 19).
Onun adına kutsal denilir. Çünkü özel gücünün görkemi ile her yaratığı
aşıyor ve yapmış olduğu her şeyin çok ötesindedir. "Merhamet etmeyi
unutmayarak, kulu İsrail’in yardımına yetişti" (Lk. 1,54).
Doğru olarak "kulu İsrail" diyor, yani alçakgönüllü ve itaat eden.
Çünkü Hoşea’nın dediği gibi: İsrail benim uşağımdır, ben de onu sevdim" (Hoşea 11, 1). Nitekim, alçakgönüllü olmaya yanaşmayan kesinlikle kurtarılamaz. Ne de Peygamberle birlikte:
"İşte Allah benim yardımcımdır. Rab benim tek gücümdür" (Mezm. 53, 6) diyemez; ya da "Kim kendini bir çocuk gibi alçaltırsa, Göklerin Egemenliğinde en büyük odur" (Mt. 16,4). "Atalarımıza, İbrahim’e ve onun soyuna sonsuza dek söz verdiği gibi’ (Lk. 1, 55).
Burada söz konusu olan İbrahim’in bedensel değil, tinsel soyudur; yani
dahil olanlar salt bedenen üretilenler değil, ister sünnetli ister
sünnetsiz, onun inancının izlerini sürerler. İbrahim de sünnetli
olmadığında inandı ve böylece aklanmıştı. Kurtarıcının gelişi için
İbrahim’e ve soyuna, yani söz verilenlerin çocuklarına söz verildi ve
onlara: "Eğer Mesih’e aitseniz, o zaman İbrahim’in soyundansınız, vaade
göre de mirasçılarsınız" (Gal. 3, 29)
denildi. Buna da dikkat edilmeli ki anneler, Rabbin Annesi ve Yahya’nın
annesi, çocuklarının doğumunu kehanetle öngörüyorlar. Bu da iyidir.
Çünkü nasıl ki günah bir kadından başlamışsa, yararlar da bir kadından
başlıyor. Nasıl ki dünya bir kadının aldatışı ile ölümü tanıdıysa, aynı
şekilde yarışırcasına kehanetlerde bulunan iki kadının sayesinde yaşama
kavuşsun.
Beda Venerabilis (672-735)
Aziz hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.