(Azizler) - İskenderiyeli Athanasius
Aziz Athanasius, Katolik Kilise tarafından Kilise Doktoru ve Ortodoksluğun Babası ünvanlarıyla onurlandırılan, dördüncü yüzyılın en sarsılmaz inanç savunucularından biridir. Mısır'ın İskenderiye kentinde dünyaya gelen Athanasius, gençliğinde monastisizmin kurucusu Büyük Aziz Antuan ile derin bir bağ kurarak çölün ruhsal disipliniyle yetişmiştir. Rivayete göre
İskenderiyeli Aleksandros, bir gün küçük Athanasios’u arkadaşlarıyla
birlikte kilise sakramentlerini masumane şekilde taklit ederek oyun oynadığını görmüş ve çocuktaki bu
özel ruhu fark ederek onu himayesine almıştır. Genç yaşta hizmete giren
ve episkoposuyla sarsılmaz bir bağ kuran Athanasios, İznik Konsili
sırasında bir diyakon olarak inancı kararlılıkla savunmuş ve Kilise
tarihindeki yerini daha o yıllarda sağlamlaştırmıştır. Bu manevi altyapı onun ileride yaşayacağı uzun sürgünlerde ve teolojik savaşlarda dimdik durmasını sağlayan temel güç kaynağı olmuştur. O dönemde Kilise, İsa Mesih'in Baba ile aynı özden olmadığını savunan Arius'un öğretileriyle büyük bir sarsıntı yaşamaktaydı. Athanasius, henüz genç bir diyakon olmasına rağmen MS 325 yılındaki İznik Konsili'ne katılarak Mesih'in ilahiyatını ve Baba ile aynı öze sahip olduğunu kararlılıkla savundu. Konsilin sonunda kabul edilen İznik Amentüsü, onun savunduğu bu hakikatin bir beyanı haline geldi.
Episkopos seçildikten sonraki hayatı ise siyasi ve dini baskılar altında geçti. İmparatorların ve Ariusçu grupların etkisiyle kırk beş yıllık görev süresinin yaklaşık on yedi yılını beş farklı sürgünde, Roma'dan Mısır çöllerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada geçirmek zorunda kaldı. Kendisine tüm dünyanın karşı olduğu söylendiğinde verdiği o meşhur "Öyleyse Athanasius da dünyaya karşı" cevabı, Katolik geleneğinde hakikatin sayısal üstünlükten daha kıymetli olduğunun bir sembolü olmuştur. Batı Kilisesi ve Papa Julius bu çetin süreçte ona her zaman kucak açarak ortodoks inancın korunmasında bir destekçi olarak yanında yer almıştır.
Onun teolojik düşüncesinin merkezinde, Tanrı'nın insanları lütfuyla kendine ortak edebilmesi için bizzat insan olması gerektiğini vurgulayan Enkarnasyon öğretisi yer alır. Bugün kullandığımız Yeni Ahit listesini belirleyen ilk kişi olması ve Aziz Antuan'ın hayatını kaleme alarak manastır idealini Avrupa'ya tanıtması, onu Kilise tarihinin en etkili figürlerinden biri yapar. Aziz Athanasius bugün hala imanın uğrunda her şeyin feda edilebileceği canlı bir hakikat olduğunun en büyük kanıtı olarak kabul edilmektedir.
