(Azizler) - Antakyalı Theophilos

ANTAKYALI TEOPHİLOS

(120- 185)

Teofilos (II. Yüzyıl) Antakya (Suriye) VI. episkoposu olmuştur. Kendisinin kitaplarından öğrendiğimize göre Fırat nehri yakınlarında, Pagan bir ana babadan doğmuş ve Helen etkisinde bir eğitim almıştır. Erişkin yaşa geldiğinde, uzun süre düşündükten ve Kutsal Yazıları derinliğine inceledikten sonra Hıristiyan olmuştur. MS. 180 yılını takip eden dönemde üç ciltlik Autolycu’ a bir eser yazmıştır. Bu eser günümüze kadar gelmiştir. Ermogenes ve Marcion’ a karşı eserleri kaybolmuş bulunmaktadır.

 

+


 

(Teophilos [Antakya’ lı], Autolikus’ a, 1,2.1)

Paskalya’ya Hazırlık 3. Hafta, Çarşamba)

İstersen iyileşebilirsin. Kendini Hekime tes­lim et ve o ruhunun ve yüreğinin gözlerini açacaktır. 

Bana: Allah’ını göster, desen, ben de sana: İçindeki insanı gösterirsen ben de sana Allah’ımı gösteririm, derim. O halde, ruhu­nun gözlerinin gördüğünü ve yüreğinin kulaklarının duyduğunu göster bana.

Nitekim vücudun gözleri ile görenler, bu dünyasal yaşamda cereyan eden olayları algılayıp araları değişik olan şeyleri ayırırlar: aydınlık ve karanlık, beyaz ve siyah, güzel ve çirkin, ahenkli olanla karışık olanı, ölçülü olanla olmayanı, kısımlarında fazlalığı olanla eksikliğini olan. Kulaklara uygun olanlar için aynı şey söylenebilir, yani keskin, ağır ve tatlı sesler gibi.

Allah’ı görme konusunda yüreğin kulakları ve ruhun gözleri aynı şekilde davranırlar.

Nitekim Allah onu görebilenler, yani gözleri olanlar tarafından görülebiliyor. Oysa bazılarının gözleri iyi seçemediğinden güneşi göremiyorlar. Bununla birlikte, körler görmüyor diye güneşin ışık saçmadığı sonucuna varamayız. Bu da doğru olur, çünkü körler sonucuna varamayız. Bu da doğru olur, çünkü körler kendi karanlıklarını kendilerine ve gözlerine bağlıyorlar.

Günahların ve kötü davranışların yüzünden ruhunun gözleri iyi seçemiyor.

İnsanın ruhu parlayan bir ayna kadar temiz olmalıdır. Ayna bozulunca insanın yüzü artık onda yansıyamaz olur. Aynı şekilde günah insanı ele geçirdikten sonra o insan Allah’ı artık göremez oluyor.

0 halde kendini göster. Uygunsuz şeylerle uğraşmadığını, hırsız, iftiracı, kızgın, kıskanç, kendini beğenmiş, cimri, ailene karşı küstah olmadığını göster. Bu tür huylan olanlara, her lekeden arınmadıkları sürece, Allah kendini göstermez. Bu huylar seni karanlığa itiyor, gözbebeklerinde güneşe bakmanı engelleyen bir diyafram varmış gibi. Oysa istersen iyileşebilirsin. Kendini hekime teslim et ve o ruhunun ve yüreğinin gözlerini açacaktır. Kimdir bu hekim? Allah’tır, O ki, Söz’ün ve bilgeliğin aracılığı ile her şeyi yaratmıştır, nitekim: "Sözü ile Rab gökleri, ağzının nefesi ile de tüm donatımlarını yaptı" (Mezm. 32,6). Bilgeliği sonsuzdur. Allah bilgelikle dünyanın temellerini kurdu, erdemle gökleri şekil­lendirdi. Bilimi sayesinde uçurumlar açılır, bulutlardan çiğ yağar.

Bunları anlıyorsan, ey insan, ve anlık, kutsallık ve adalet içinde yaşıyorsan, Allah’ı görebilirsin. Fakat her şeyden önce yüreğinde inanç ve Allah korkusu olmalı, o zaman tüm bunları anlayabilecek­sin. Ölümlülüğünü terk edip ölümsüzlüğe büründüğünde, meziyet­lerine göre, Allah’ı görebileceksin. Nitekim O, ruhunla birlikte vücudunu da diriltiyor, ölümsüz kılıyor ve O’na inanıyorsan, ölümsüz olduğunda Ölümsüz’ ü göreceksin.