(Azizler) - Antakyalı Ignatius

IGNATIUS (ANTAKYALI)
(+110)
2. yüzyılın ilk yıllarında zincirli olarak. Sirkteki vahşi  hayvanlara atılmak üzere, Roma’ya götürülen Antakya episkoposu İgnatius’  un heyecan verici ve yakıcı tecrübesi bizi yeniden Suriye’den Roma’ya  ulaşan yollara itiyor. Yol boyunca dostları ve taraftarları onu  karşılarlar ancak İgnatius’ un niyeti, şahsen göremeyeceklerine mektupla  ulaşmaktır: iman şehidi olmaya aday episkoposun uzun bir dizi nasihat  ve önerilerle tinsel vasiyetnamesini açıkladığı yedi mektup da bundan  kaynaklan-maktadır. Mektuplar, böylece seyahat ve tinsel günlüğü  arasında kalan metinler oluyorlar.
Mektuplarda İgnatius’ un olağanüstü kişiliğindeki maneviyat ve ilgi üç ana temada açıklanmaktadır.
Hıristiyan topluluklarında uyumsuzluklar yaratanlara karşı  İgnatius, güçlü şekilde ve vurgulamalarla, yerel Kilisenin birliğini  simgeleyen ve üyelerindeki aziz!iğin öncülüğünü yapan, episkoposun temel  ve doldurulamayan yerini belirtmektedir ve "monarşik"(hükümdar)  episkoposluğun ilk kuramcısı olmaktadır.
İsa’nın vücut bulmasının gerçekliği konusunda kuşku yaratan,  bunun sadece bir görünüş olduğunu söyleyenlere karşı - burada "görünme"  (Dosetizm) adı ile ilerde bilinecek olan sapkın öğretinin ilk  belirtilerini buluyoruz- İgnatius, Rabbin gerçek bir beden aldığını ve  gerçekten haçta azap çektiğini vurguluyor. Aksi olsaydı kurtuluş  varolmayıp inancımız boş olurdu. Onun sözlerinde Yuhanna İncil’indeki  kutsal giz gerçekliğinden bir şeyler yeniden yansıyor.
Her şeyden önce İgnatius, İmparatorun sarayında bile varolan ve  çalışan, Romalı Hıristiyanlara sesleniyor ki şehit olmasını engellemek  için herhangi bir eylemde bulunmasınlar. Her ne pahasına olursa olsun  son çileden geçmek istiyor, çünkü sadece bu şekilde, "Tanrı‘ nın  buğdayı" olarak kendini canavarların ağızlarına sunarak, Rabbin gerçek  bir  "mürit"i ve gerçek bir "izleyici" si olabilecektir.
 
-
 
İgnatius [Antakyalı], Efeslilere Mektup, 2,2.5,2)
Olağan 2. Pazar.
Birliğin ahengi içinde.
Sizleri yücelten İsa Mesih’e her yönden şükretmeniz gerekir ki tek  bir itaat duygusunda birleşerek, yani episkopos ve ruhbanlara bağlı  kalarak her alanda, her bakımdan azizleşmeniz mümkün olsun.
Ben önemli bir kişiymişim gibi size emir vermiyorum, çünkü bu  kurtarıcı isme bağlı olsam bile henüz İsa Mesih’te yetkinliğe ulaşmış  değilim. Henüz şakirt olmaya başlıyorum ve sizlere aynı öğretimi  paylaşan arkadaşlar olarak hitap ediyorum. Beni asıl sizin savaşa  hazırlamanız gerekirdi, bana inanç, yüreklilik, sebat, sabır aşılayarak.  Ancak, içimizdeki sevgi hakkınızda sessiz kalmama müsaade etmediği  için, sizden önce harekete geçerek, sizleri Tanrı’nın tasarısı ile uyum  içinde yaşamaya davet etmek istiyorum.
Çünkü hayatımız olan ve ondan ayrı düşmeyi düşünemediğimiz İsa Mesih,  Pederin tasarısıdır. Tüm yerleşmiş episkoposların İsa Mesih’in  görüşünde yer aldıkları gibi. Bu nedenle, episkoposunuzun görüşü ile  uyum içinde yaşamanız gerekir. Zaten yaptığınız da budur. Haklı bir üne  sahip, Tanrı’ya layık ruhbanlarınız, gitarın telleri gibi birbiriyle  uyum içindedir. Böylece, duygu birliği ve sevgi ahengi içinde İsa  Mesih’in övgüsünü okuyorsunuz. Her biriniz bir koro oluşturuyorsunuz,  birliğin ahengi içinde, birlik içinde Tanrı’nın güftesini benimseyerek,  tek bir sesle, İsa Mesih aracılığı ile Peder’e övgü okuyabilmeniz için.
O zaman Peder size kulak verecek ve yaptığınız iyi şeyler yüzünden  sizleri Oğlu’nun uzuvları olarak tanıyacaktır. Bu nedenle Tanrı’ya her  zaman paydaş olmak için kusursuz bir birlik kurmanızda fayda vardır.
Ben bile çok kısa bir zamanda episkoposunuzla, beşeri yönü olmayan,  sadece tinsel bu denli bir yakınlık kurabildimse, ne mutlu ona böylesine  bağlı olabilen sizlere! Kilise’nin İsa’ya, İsa’nın Pedere bağlılığının  timsali bir bağlılık bu, şöyle ki her şey birlik içinde ahenk buluyor.  Kimse yanılgıya kapılmasın. Her kim mabedin dışında kalırsa, kendini  Tanrı ekmeğinden mahrum eder. İki inanan bir araya geldiğinde, duaları  böylesine etkin olabiliyorsa, episkoposla tüm Kilisenin duasına ne  demeli!
 
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Efeslilere Mektup, 13-18,1)
Olağan 2. Pazartesi.
İman ve sevgi yolu ile İsa’yla birleşmek.
Tanrı’ya şükretmek ve O’na övgü okumak için daha sık bir araya  gelmeye özen gösteriniz, çünkü sıkça bir araya geldiğinizde Şeytan’ın  gücü ezilir ve imanınızın birliği onun ölüm eserini yok eder. Barıştan  üstün hiçbir şey yoktur. 0 havada ve yeryüzünde düşmanlarla savaşımızı  ortadan kaldırır. Hayatın ilkesi ve ulaşabileceği en yüksek nokta olan  İsa’ya iman ve sevgiyi içinizde taşırsanız bu söylediklerimin hiçbiri  size yabancı gelmez: ilke imandır, ulaşabileceği en yüksek mertebe ise  sevgi. İlke ile bu yetkinliğin bir araya gelme noktası ise Tanrı’dır ve  geri kalanı ondan kaynaklanarak kusursuz bir doğrulukta ifadesini bulur.  Her kim inanırsa günah işlemez. Her kim severse, kin duymaz. Ağaç  meyvelerinden belli olur. Çünkü önemli olan, şimdi sözü meydanlarda  okumak değil, sonuna dek iman dinamiğinde kalmaktır. Sessiz kalmak ve  varolmak, konuşup varolmamaktan evladır. Kişi dediğini eylemlerinde  uygularsa, öğretimi faydalıdır. Demek oluyor ki tek Hoca vardır, 0  konuşan ve dediği gerçekleşendir. Ve sessizlik içinde yaptıkları  Pederine layık işlerdir. İsa’nın sözünü kalbinde taşıyan, gerçekten onun  sessizliğini de işitir. Böylece konuşarak etkin olmak ve susarak  kendini tanıtmak yolunda kemale ulaşır.
Rabden hiçbir şey gizlenmez O, sırlarımızı bile bilir. 0 halde, her  ne yaparsak, O’nun içimizde yaşadığını düşünerek yapalım, biz O’nun  mabetleriyiz ve O, Tanrı’mız, içimizdedir, gerçekten içimizde ve O’nu  gerçekten seversek, kendini bize belli edecek. Yanılgıya düşmeyelim,  kardeşlerim. Aileleri bozanlar, Tanrı mülkünün varisleri  olmayacaklardır. Bedenen günah işleyenler öldürüldüğüne göre, sapık bir  öğreti ile, İsa Mesih’in uğrunda çarmıha gerildiği imanını bozanlara ne  demeli! Kendini böylece kirleten, sönmeyen ateşin kurbanı olacak. Ona  kulak asan da keza. Rabbin başına sürülen kutsal yağ, Kilise’sine bir  bozulmazlık havası estirmesini amaçlıyordu. 0 halde, kötülüğü yayan şer  güçlerinin doktrinine kapılmayın, tutsaklar gibi, size sunulan yaşamdan  uzaklara sürüklemesin sizi. Tanrı bilincine, yani İsa Mesih’e  kollarımızı açarak, hepinizin bilgeye ulaşamaması için bir neden var mı?  Rabbin bize sunduğu nimeti ters çevirerek neden delicesine mahvolalım?  Ruhum çarmıha teslim ediyor kendini. Bu çarmıh inanmayanlar için bir  sürçme taşıdır, bizim için ise kurtuluş ve ebedi hayat.
 
-

(İgnatius [Antakya’ Iı], Magnesya ’Iılara Mektup, 1,1-5,1)
Olağan 16. Pazar.
Episkopos ile birlik içinde, gerçek Hıristiyan olmak.
İgnatius, diğer adı ile Theophoros (Tanrı’yı taşıyan) tarafından İsa  Mesih aracılığı ile Pederin inayetiyle kutsanan Kiliseye. Menderes  kıyılarındaki Manisa Kilise’sini onun adına selamlıyor, ona Peder Tanrı  ve İsa Mesih’te sonsuz mutluluklar diliyorum.
Birbirinize beslediğiniz sevginin Tanrı tasarısına tamamen uygun  olduğunu işittiğim için, bunun bana verdiği mutlulukla sizlere İsa  Mesih’e beslediğim iman içinde hitap etmek istedim. Taşıdığım zincirlere  karşın Tanrı ihtişamına uygun bir adla onurlandırılmış bulunduğumdan,  Kiliselerin övgüsünü okuyorum, ebedi hayatımızın İsa Mesih’in tenine ve  ruhuna bağlı kalmalarını diliyorum. Her şeyin üstünde olan iman ve  muhabbette birlik olmalarını diliyorum. En önemli tüm saldırılarına  karşı koyup onlardan kurtulduktan sonra, Onun sayesinde rahipler Bassus  ve Apollonius, yardımcısı diyakoz Zotion’ un aracılığı ile sizi görmek  şerefine nail olduğum için, onun yanımda bulunmasını arzu ediyorum,  çünkü o Tanrı’nın inayetiymiş gibi episkoposa, İsa Mesih’in töresiymiş  gibi de ruhban topluluğuna itaat etmektedir.
Episkoposunuzun gençliğini istismar etmemeniz gerekir. Aksine, Peder  Tanrı’nın kudreti uğruna ona elinizden gelen saygıyı gösteriniz. Çünkü  saygıdeğer rahiplerinizin episkoposun genç yaşından faydalanmadıklarını  biliyorum. Tanrısal ihtiyatın yönlendirdiği kişiler olarak ona tabi  olmaktadırlar, daha doğrusu, ona değil, cemaatin episkoposu ve  koruyucusuna, İsa Mesih’in babasına. Bizi sevmiş olan bu Peder’e hürmet  olarak hiçbir art düşünce taşımadan itaat gerekir. Çünkü kişi bir şeyi  gizlediğinde, gözle görünen episkoposu değil, gözlere gizli kalan  episkoposu yanıltmaya yeltenir. Bu tür bir davranışın muhatabı insan  değil, gizlileri bilen Tanrı’dır.
Bu nedenle Hıristiyan adını taşımak yetmez, Hıristiyan olmak gerekir.  Bazıları episkoposun adını ağzından düşürmez, ama her şeyi o yokmuş  gibi yapar. Bu insanların vicdanının müsterih olacağını sanmıyorum,  çünkü toplulukları meşru olmadığı gibi Tanrı buyruğuna da uygun  değildir. Çünkü her şeyin bir sonu vardır ve işte önümüzde ölüm ve hayat  ve herkes ait olduğu yere gitmelidir. Bunun için de iki akçe vardır;  Tanrı akçesi ve dünya akçesi ve her biri kendine özgü bir işaret taşır.  İnanmayanlar bu dünyanın işaretini, sevgi içinde olan inananlar ise İsa  Mesih aracılığı ile Peder Tanrı’nınkini taşır. İsa Mesih inayeti ile,  cefasına paydaş olmak için özgürce ölmeye karar vermezsek, O’nun  hayatını içimizde taşımayız.
  
-
 
(İgnatius [Antakya’ Iı], Magnesya’ lılara Mektup, 6,1.9,2)
Olağan 16. Pazartesi.
Sevgi içinde tek bir dua, tek bir umut.
Yukarıda sözünü ettiğim şahıslara (episkoposunuz Damas, rahipleriniz  Bassus ve Apollonius, diyakoz Zotion) tüm cemaatinizi iman içinde  kucaklayıp sevdiğime göre, sizden bir ricam var: her ne yaparsanız,  Tanrısal bir dirlik içinde, Tanrı’nın yerini tutan episkoposun,  Havariler meclisinin yerini tutan rahiplerin ve kalbimde çok büyük yer  tutan diyakozların idaresinde yapın. Bu diyakozlar, çağlar başlamadan  önce Peder’in yanında olan, çağlar bittiğinde kendini belli eden İsa  Mesih’e hizmetle görevlendirilmiştir. 0 halde, hepiniz Tanrı  buyruklarına uygun bir yaşam tarzı benimseyin, birbirimize saygı  gösterin, hiç kimse benzerine şehvet gözü ile bakmasın, aksine  birbirinizi İsa Mesih’te seviniz. Aranızda hiçbir nifak olmasın,  episkoposa ve ebedi hayatı yansıtıp öğretmek üzere başınızda bulunanlara  itaat ediniz.
Rab, Peder ile Bir’dir. O, Peder dışında, ne kendi öz iradesiyle, ne  Havarilerin aracılığı ile, hiçbir şey yapmadı. Siz de aynı şekilde,  episkopos ve ruhbanlar dışında hiçbir girişimde bulunmayın. Özel  eylemlerinizi makul göstermeye çalışmayın, her şeyin üstünde olan tek  bir İsa Mesih. Hepiniz bir arada tek bir Tanrı mabedi oluşturmak için  yarışınız, tek bir sunak etrafında, tek Peder’den neşet eden, tek  Peder’in yanında olan ve tekrar ona dönen tek İsa Mesih’te.
Yabancı doktrinlerin, faydasız eski masalların sizi yanıltmasına  müsaade etmeyin, çünkü hala Yahudi Töresine göre yaşamaya devam edersek,  inayete kucak açmadığımızı ikrar etmiş oluruz. Tanrı inayeti esin  verdi, inanmayanları Tanrı’nın tek olduğuna ikna etmeleri için, bu tek  Tanrı’nın, sessizlikten çıkan Kelamı, Oğlu İsa Mesih’te zuhur ettiğini,  İsa Mesih’in her yerde Onu gönderenin rızasını kazanacak şekilde  davrandığını onlara anlatmaları için. Eski düzen içinde yaşayanlar Sebt  günü yerine, varlığı ve ölümü ile hayatımızı yeşerten Rab gününü kutsal  sayarak yeni umuda açıldılar. (Bazıları imanımızın temeli olan bu  Kurtuluş Sırrını yadsımaktadır. Tek Rabbimiz İsa Mesih’in şakirtleri  olarak tanınmak için biz bu hususta diretiyoruz). Kutsal Ruh’un esini  ile Onun şakirtleri olan bizzat Peygamberler bile O’nu Rableri olarak  beklediklerine göre, biz O olmaksızın nasıl yaşayabiliriz? Bu nedenle  Onu hakkaniyet içinde yaşayarak bekleyenleri O ölülerden diriltti.
  
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Magnesya’ lılara Mektup)
Olağan 16, Salı
Mesih’i içimizde taşıyarak.
Mesih’in merhametine duyarsız olmayalım, çünkü O da bizim gibi  davransaydı mahvolurduk. Hıristiyanlığa yaraşır şekilde yaşamayı  öğrenmek için onun şakirtleri olalım, çünkü kendine bundan başka bir ad  veren Tanrı’ya ait değildir. Bu nedenle eskimiş, ekşimiş, bozuk mayayı  atınız, yeni mayaya, yani, İsa Mesih’te tuz olunuz ki, içinizden kimse  kokuşmasın, çünkü onun kokusu sizi suçlayacaktır.
İsa Mesih’ten söz etmek, ama Yahudi gibi yaşamakta bir tutarsızlık  vardır. Yahudiliğe inanan Hıristiyanlık değildir, aksine Yahudilik  Hıristiyanlığa inandı ve Hıristiyanlık Tanrı’ya inananların tümünü  birleştirdi.
Bunları sizlere yazmamın nedeni, içinizden bazıların bu durumda  olduğunu öğrenmiş olmam değildir, sevgili kardeşlerim. Ancak, astınız  olmakla birlikte sizi uyarmak istiyorum: övüngenlik tuzağına düşmeyin.  Aksine, Pontius Pilatus devrinde olagelen doğum, cefa ve dirilişin  gerçeğinden emin olunuz. Bunlar hakikaten ve hiçbir kuşkuya meydan  vermeyecek şekilde umudumuz İsa Mesih tarafından gerçekleştirildi.  Hiçbiriniz hiçbir zaman bundan şaşmasın. Ben, buna layık görülürsem, her  şeyde sizinle bir olmak isterim.
Evet, zincire vurulmuş bulunuyorum, ama yine de özgür olan sizlerden  hiçbiriyle kıyaslanamam. Bununla böbürlenmediğinizi biliyorum, çünkü İsa  Mesih’i içinizde taşıyorsunuz. Dahası, sizi övdüğüm zaman, yüzünüzün  kızardığını biliyorum. Kitabın da dediği gibi: Adil, kendi öz  suçlayıcısıdır.
O halde, Rabbin ve Havarilerin öğretilerinde güçlenmeye özen gösterin  ki her şeyde başarı sizin olsun, bedenen ve zihnen, imanda ve sevgide,  Peder, Oğul Ve Kutsal Ruh’ta, başlangıçta ve bitişte, bu denli liyakar  episkoposunuzla, bu denli değerli ruhbanlarınız ve aziz  diyakozlarınızla. Episkoposunuza itaatli olun, birbirimize itaatli olun,  İsa Mesih’in İnsan olmasında Peder’e itaatli olduğu gibi, Havarilerin  Mesih’e, Peder’e ve Ruh’a itaatli olduğu gibi. Böylece birlik hem  tensel, hem tinsel olsun.
Tanrı ile dolup taştığınızı bildiğim için size kısaca hitap ettim.  Dualarınızda beni anınız ki Tanrı’ya erişeyim. İsmini taşımaya layık  olmadığım Suriye Kilise’sini de dualarınızda anınız, çünkü Tanrı’da  buluşan dualarınıza ve muhabbetinize ihtiyacım var. Kilisenizin duaları  sayesinde Suriye Kilisesi inayetin nimetine ulaşsın.
Size bu mektubu yazdığım İzmir’den Efesliler topluluğunun selamlarını  gönderiyorum. Onlar Tanrı’ya şükretmeye geldiler. Sizin gibi onlar da  İzmir episkoposu Polikarpos ile birlikte bana destek oldular. Diğer  Kiliseler de sizleri İsa Mesih şerefine selamlıyor. Tanrı ile birlik  içinde, bizleri yüzüstü bırakmayan Ruh’a, İsa’ya malik olarak esen  kalın!
  
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Filadelfiya’ lılara Mektup, 1,1-2,1)
Olağan 27, Perşembe
Tek bir episkopos, tek bir Efkaristiya.
İgnatius, diğer adi ile Theophoros (Tanrıyı taşıyan) dan Küçük Asya’da Filadelfia’ da Peder Tanrı ve İsa Mesih’in Kilise’sine.
Bu Kilise Tanrı’nın merhametine nail oldu ve O’nun lütfu ile  dirliğini pekiştirdi. Rabbin cefasına sevgi ile bağlı kalarak, sonsuz  merhameti sayesinde dirilişinin sarsılmaz inancını taşıyor. Bu Kilise’yi  Mesih İsa’nın kanı ile selamlıyorum. Bu Kilise benim ebedi ve sürekli  kıvancımdır, özellikle bireyleri episkoposa, rahiplerine ve ona refakat  eden diyakozlara bağlı kaldıkça. Bunlar İsa Mesih’in tasarısına uygun  şekilde tayin edilmiş olup, O’nun iradesiyle, O’nu Kutsal Ruh’unca  güçlendirilmiş ve desteklenmiştir. Biliyorum, bu Filadelfia episkoposu  topluma hizmet görevini ne kendi gücü ile, ne insanlardan, ne de boş bir  şöhrete dayanarak elde etmiştir. Bu görevi ona Peder Tanrı’nın ve İsa  Mesih’in lütfu verdi. Duruluğu beni hayretler içinde bırakıyor; sükuneti  sayesinde boş laf edenlerden daha güçlüdür. Gitarının telleri ile uyum  içinde dolduğu gibi o da Tanrı yasası ile uyum içindedir. Bu nedenle,  Tanrı’ya karşı beslediği, necip ve mükemmel olduğunu bildiğim  duygulardan, Tanrısal duruluğu akseden sarsılmazlığı ve tatlılığından  dolayı onu kutluyorum.
Bu nedenle gerçek aydınlığın çocukları olan sizler, nifaktan, sapık  doktrinlerden sakınınız: çobanınız nerede olursa, madem ki onun  kuzularısınız, onu izleyiniz. Tanrı’ya ve İsa Mesih’e ait olanlar,  episkoposla beraberdir. Pişman olup birliğe dönecek olanlar da, İsa  Mesih’le yaşamak üzere Tanrı’ya ait olacaklardır. Sakın aldanmayın,  kardeşlerim; her kim bir bölücünün peşine takılırsa, Tanrı mülkünün  varisi olmayacaktır. Yabancı doktrine ayak uyduran, Mesih’in cefası ile  uyum içinde olamaz.
Bu nedenle tek bir Efkaristiya’ ya katılmaya özen gösteriniz, çünkü  İsa Mesih’imizin teni tektir ve bizi kanıyla birleştirmek için de tek  bir kupa vardır, tek bir sunak ve tek bir episkopos, ruhbanlar ve hizmet  arkadaşlarım diyakozlarla birlikte. Böylece, her ne yaparsanız, Tanrı  uğruna yapınız. Size karşı sevgi ile dolup taşıyorum, kardeşlerim ve  mutlulukların en büyüğü ile sizi güçlendirmeye çalışıyorum, aslında ben  de değil, İsa Mesih. O’nun uğruna zincire vurulmuş olarak, henüz  yetkinliğe ulaşmadığımı düşündükçe daha büyük bir korkuya kapılıyorum.  Ama, İncil’in müjdelediği kurtuluşa, İsa Mesih’in teniymiş gibi  sığınarak, Kilise’nin kendisiymiş gibi Havarilerin yanına sığınarak,  merhametin bana bağışladığı mirasa erişebilmem için duanız beni Tanrı  nezrinde yetkin kılacak.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Polikarpos’ a Mektup, 1,1-4,3)
Olağan 17, Cuma
Episkoposun görevi.
İgnatius, diğer adı ile Theophoros’ dan İzmir Kilise’si episkoposu  Polikarpos’ a, daha doğrusu, Peder Tanrıyı ve İsa Mesih’i episkopos  olarak tanıyan Polikarpos’ a: Tüm mutluluklar onun olsun.
Tanrı’ya karşı beslediğin, sarsılmaz bir kayaya oturtulmuşa benzer  duygularını onaylayarak, bana aziz çehresini görmek lütfünü bağışladığı  için Tanrı’ya şükrediyor, dostluğumuzun Tanrı’da daim olmasını  diliyorum. Sana lütfedilen inayet uğruna bu yolda hızla ilerlemeni ve  tüm kardeşlerin kurtarılması için onları uyarmanı rica ediyorum. Maddi  ve manevi hiçbir yardımı esirgemeyerek episko­posluk görevinin hakkını  ver: Birliğe özen göster, çünkü birlikten iyisi yoktur. Tüm kardeşlere  tahammül et: Rabbin sana tahammül ettiği gibi, hepsine sevgi ile destek  ol: şimdiye kadar yaptığın gibi. Sürekli dua et bilgede ilerlemeni dile,  zihnini daima tetikte bulundurarak uyanık kal. Tanrı’nın yaptığı gibi  herkesle özel olarak konuş. Kemale ermiş bir atlet gibi tüm  kardeşlerinin sakatlıklarını üstlen. Zahmet nerede büyük olursa, fayda  da orada büyük olur.
Sadece iyi şakirtleri seversen, minnete layık değilsin. Şefkatin  özellikle en hasta olanları hedef almalı. Tüm yaralar aynı şekilde  tedavi edilemez. Şiddetli nöbetleri su serperek dindir. Her şeyde yılan  gibi esnek, güvercin gibi saf ol. Karşılaştığın kötülüğe tatlılıkla  karşı koyabilmek için, hem tensel, hem tinsel olarak yaratıldın.  Görülmeyen kötülüğe gelince, bunu görmeni dile ki senden bir şey  kaçmasın ve tüm tinsel nimetleri ortaya dökmen mümkün olsun. Yaşadığımız  günlerin sana ihtiyacı vardır, dümencinin müsait rüzgarı, fırtınaya  kapılan insanın Tanrı’ya ulaşmak için limanı beklediği gibi. Sen bir  Tanrı atleti gibi kanaatkar ol: ödülün ölümsüzlük ve ebedi hayat  olacaktır. Bunu sen de biliyorsun. Ben senin için her bakımdan, sevdiğin  bu bağlar içinde, bir günah ödeyici kurbanım.
İnanılır bir görüntüye bürünerek başka bir doktrin yayanlardan  korkma. Çekiç darbelerine dayanan örs gibi sağlam ol. Darbelere yenik  düşmemek büyük atletlere hastır. Özellikle Tanrı için her şeye tahammül  etmen gerekir ki o da tahammül etsin. Daha ateşli ol. Çağların  farklılığını değerlendirmesini bil. Çağların ötesinde, dışında, görünmez  olan, ancak bizim için görünene dönüşene; dokunulmaz, acıdan  etkilenmez, heyecansız olan, ama bizim için heyecanlanana ve her acıya  katlanana umudunu bağla.
Dul kadınlar kederlerine terk edilmesin. Tanrı’dan sonra onlara  ihtimam göstermek sana düşer. Senin fikrin sorulmadan hiçbir şey  yapılmasın, sen de Tanrı’sız hiçbir şey yapma. Zaten yaptığın da budur.  Bunda sebat et. Toplantılar sıklaşsın. Tüm kardeşleri ismen toplantılara  çağır. Kadın olsun, erkek olsun, köleleri hor görme, ancak onlar da  gururlanmasınlar; aksine, Tanrı şerefine, Tanrı’nın kendilerine daha  uslu bir özgürlük bağışlaması için, daha iyi hizmet etsinler.  İhtiraslarının yolunu aramasınlar.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Polikarpos’ a Mektup, 5,1-8,13)
Olağan 17, Cumartesi
Cemaatin hayatı.
Büyü ile ilgili meslekleri dışla, daha doğrusu dinsel öğütlerinle  kına. Bacılarım kadınlara Rabbi sevmelerini, kocalarına bedenen ve  zihnen sadık olmalarını öğütle. Keza kardeşlerime de İsa Mesih adına  karılarını sevmelerini söyle, Rabbin Kilise’yi sevdiği gibi. Rabbin  tenine hürmeten birisi iffet içinde yaşayabiliyorsa, bunu tevazu içinde  yapsın. Bundan gurur duyacak olursa, bu onu mahveder. Kendini  episkopostan üstün sayarsa, iffeti kokuşmuşluktur. Evlenecek erkek ve  kadınlar bu evliliği episkoposun onayı ile gerçekleştirmeli ki şehvete  değil, Rabbe uygun olsun. Her ne yaparsanız Tanrı’nın şan ve şerefine  yapın. Siz episkoposunuza bağlı olun ki Tanrı da size bağlı olsun. Bana  gelince, ben hayatımı episkoposa tabi olanlara, rahiplere ve diyakozlara  adıyorum. Onlarla birlikte tanrısal hayata katılabilmem için dua  ediyorum. Birlikte çalışın ve birlikte savaşın, yarışı birlikte götürün.  Birlikte acıya katlanın, uyuyun, uyanın, Tanrı’nın kahyaları  (episkoposları), muavinleri (rahipler) ve hizmetkarları (diyakozlar)  olarak. Kimin emrinde savaşıyorsanız, kimden maaş alıyorsanız, onun  hoşuna gidecek şekilde hareket ediniz. Aranızda tek bir kaçak  bulunmasın. Vaftiz kalkanınız, iman başlığınız, sevgi süngünüz, sebat  zırhınız olsun. Maaşınızdan geri kalan yaptığınız hayırlı işlerdir.  Onların sayesinde hak ettiğiniz meblağları alacaksınız. O halde  birbirinize karşı sabırlı olun, şefkat gösterin, Tanrı’nın size yaptığı  gibi. Sonuna dek sizinle birlikte olmayı ne kadar isterdim!
Bana anlatıldığı kadarıyla, Suriye Antakya’sındaki Kilise dualarınız  sayesinde huzur içinde olduğuna göre, ben de Tanrı’ya teslimiyette daha  büyük bir güven buluyorum, ancak çektiğim acılarla Tanrı’ya ulaşmam  gerekir ki, diriliş şakirdiniz olduğum anlaşılsın. Size çok yakın olan,  çok çalışkan ve Tanrı habercisi sayılabilecek bir kimseyi seçmek için  bir genel toplantı düzenlemek gerekecek, aziz Polikarpos. Bu kimseyi  Suriye’ye gitmekle görevlendir, orada Tanrı şerefine sizin etkin  hayırseverliğinizi göstersin. Hıristiyan’ın kendi üzerinde bir otoritesi  yoktur, ama Tanrı’nın emrindedir. İşte Tanrı’nın eseri bu olduğu gibi,  böyle hareket ederseniz sizin eseriniz de bu olacaktır. Ben inayete  güveniyorum ve Tanrı hizmeti için her iyi eyleme hazır olduğunuza  inanıyorum. Hakikatin ateşli savunucusu olduğunuzu bildiğim için birkaç  teşvik sözü ile yetindim.
Tanrı iradesine itaat etmek için acilen Troas’ tan Neapolis’ e gitmek  üzere gemiye binmem gerektiğinden tüm Kilise’lere mektup yazamadım.  Tanrı’nın düşüncesini bilen sen tüm Doğu Kilise’lerine yaz. Onlar da  aynı şeyi yapsın: haberci gönderebilenler göndersin, diğerleri  aracılarınla mektup göndersin. Böylece, layık olduğun veçhile, ebediyete  kadar varolacak bir eserin şerefine nail olacaksınız.
Hepinizin Tanrımız İsa Mesih’te afiyette olmanızı ve onun yardımı ile  birlik içinde ve Tanrı’nın episkoposluğu altında kalmanızı dilerim.  Rabbimizde hepiniz sağlıcakla kalın!
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı]. Roma’ lılara Mektup, 1,1-2,2)
Olağan 10,Pazar
Yaşamak benim için Mesih demektir.
İgnatius, diğer adı Theophoros (Tanrı’yı taşıyan), ulu Peder ve tek  Oğlu İsa Mesih sayesinde merhamete kavuşan Kilise’ye, varolan her şeyi  iradesiyle var eden Tanrı’mız İsa Mesih’e imanı ve sevgisi ile  aydınlanan, Roma yöresini yönelten, Tanrı’ya layık, mutlu denmeye layık,  dileklerinde başarılı olmaya layık, imanın duruluğu ile maruf,  hayırsever, Mesih’in töresine malik, Peder’in adını taşıyan Kilise’ye.
Bu Kilise’yi Peder’in Oğlu İsa Mesih adına selamlıyorum. Ve de cismen  ve zihnen tüm emirlere bağlı olan kardeşlere, Tanrı inayetine sonsuza  dek mazhar olan, yabancı yanılgılardan durulanmış kardeşlere Tanrımız  İsa Mesih’te katıksız ve sonsuz mutluluklar diliyorum.
Dualarım sayesinde, Tanrı’ya layık çehrelerinizi görmek lütfuna nail  oldum. Bunu ısrarla dilemiştim. İsa Mesih’te zincirli olarak, sizleri  selamlayabilmeyi umut ediyorum, eğer sonuna dek gitmeyi hak etmem  Tanrı’nın iradesi ise. Bir engelle karşılaşmadan kaderime ulaşmam nasip  olursa, bundan ümitliyim. Ancak şefkatinizin bana zarar vermesinden  endişe ediyorum. Çünkü sizin için istediğinizi yapmak kolay. Ancak beni  hareketlerimde serbest bırakmazsanız, Tanrı’ya erişmem güç olur.  İnsanlara hoş görünmeye değil, Tanrı’ya hoş görünmeye çalışmanızı  istiyorum. Siz bunu zaten yapıyorsunuz. Bana gelince, Tanrı’ya ulaşmanın  böyle bir fırsatını bir daha elde etmeyeceğim ve siz de susmaktan daha  iyi bir şey yapamayacaksınız. Hakkımda bir şey söylemezseniz ben  Tanrı’nın olacağım, ama maddi hayatıma önem verirseniz yeni baştan bu  acılardan vazgeçmem gerekecek. Bana yapabileceğiniz en güzel armağan,  sunak henüz hazırken Tanrı’ya kurban edilmemdir. O zaman, sevgi birliği  içinde, beni, yani Suriye episkoposunu, doğudan batıya götürdükten  sonra, rahmetine kavuşturduğu için, İsa Mesih’te Peder’e şükran duaları  okuyacaksınız. Tanrı’da yeniden doğmak için, O’ nunla birleşmem için, bu  dünyadan ayrılarak sonuma yaklaşmam, benim hayrımadır.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Romalılara Mektup, 3,1-5,3)
Olağan 10, Pazartesi
Yaşıyorum, ama yaşayan ben değilim, Mesih bende yaşıyor.
Siz hiçbir zaman kimseyi kıskanmadınız ve insanları aydınlattınız.  Ben ise öğretinizin gücünün daim kalmasını istiyorum. Benim için  Tanrı’dan sadece iç ve dış güç dileyin ki sadece söze değil, iradeye de  sahip olayım, sadece ismen değil, gerçekten Hıristiyan olayım. Gerçekten  Hıristiyan olursam, artık dünya gözü ile görünmez hale geldiğimde,  Hıristiyan olarak da tanınırım ve gerçek bir inanan olurum. Kendini  açığa vuran hiçbir şey iyi değildir, Tanrı’mız İsa Mesih bile, Peder’in  yanına döndükten sonra kendini daha fazla belli ediyor. Dünya  Hıristiyanlıktan nefret ettiği zaman da, Hıristiyanlığın bir insan  yapıtı olmadığı, tanrısal kudretin yapıtı olduğu belli oluyor.
Bana gelince, ben tüm Kilise’lere hitaben yazılar yazıyorum ve, siz  buna mani olmadığınız takdirde, Tanrı için zevkle öleceğimi herkese  söylüyorum. Yalvarıyorum size, bana karşı yersiz, yararıma olmayan bir  merhamet göstermeyin. Bırakın, Tanrı’ya erişmeye araç olan hayvanların  yemi olayım. Ben Tanrı’nın buğdayıyım ve Mesih’in katkısız ekmeği olarak  tanımlanmam için hayvanların dişi beni öğütecek.
Aksine hayvanları yüreklendirin ki mezarım olsunlar, vücudumdan  hiçbir şey arta kalmasın ve ölümümden sonra kimseye yük olmayayım. O  zaman; dünya artık vücudumu bile görmediği zaman, ben İsa Mesih’in  gerçek şakirdi olacağım.
Mesih’e benim için dua edin ki hayvanlar beni parçalarken Tanrı’ya  sunulan bir kurbana dönüşeyim. Ben size Petrus ve Pavlus gibi emir  vermiyorum. Onlar Havari idiler, ben ise bir mahkumum. Onlar özgürdüler,  ben ise şimdiye dek bir köle. Ama cefaya katlanırsam İsa Mesih’te azat  edileceğim ve O’nda özgür olarak dirileceğim. Şimdilerde zincire  vurulmuş olarak hiçbir şeyi özlememeyi öğreniyorum.
Suriye’den Roma’ya hayvanlarla dövüşüyorum, karada ve denizde, gece  gündüz, on tane parsa, yani bir asker müfrezesine karşı, zin­cirlerle  bağlı olarak, Onlara iyilik yapıldıkça daha kötü oluyorlar. Onların kötü  muameleleri sayesinde giderek daha şakirt olduğumu, şakirt olarak  güçlendiğimi hissediyorum, ama bu, adilim anlamına gelmez. Benim için  hazır tutulan hayvanlardan faydalanmak istiyorum ve işimi bir an önce  bitirmelerini diliyorum. Bu hayvanlar bazılarına dokunmaya bile cesaret  etmemişlerdir. Ama beni gecikmeden parçalamaları için ben onları  yüreklendireceğim. Razı olmazlarsa da zor kullanacağım. Bağışlayın beni:  ben bana gerekeni biliyorum. İşte şimdi bir şakirt olmaya başlıyorum.  Görünen veya görünmeyen varlıklardan hiçbiri beni kıskanarak Mesih’e  ulaşmama mani olmasın. Ateş işkencesi, çarmıh, hayvanlarla boğuşma,  kamçılanma, parçalanma, doğranma, ezilme, şeytan icadı tüm işkenceler  üstüme gelsin, yeter ki ben İsa Mesih’e ulaşayım!
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Roma’ lılara Mektup, 4,1 -2;6,l-8,2)
17 Ekim, Aziz İgnatius Bayramı
Ben Tanrı’nın buğday tanesiyim.
Bana gelince, ben tüm Kilise’lere hitaben yazılar yazıyorum ve, siz  buna mani olmadığınız takdirde, Tanrı için zevkle öleceğimi herkese  söylüyorum. Yalvarıyorum size, bana karşı yersiz, bana yararı olmayan  bir merhamet göstermeyiniz. Bırakın, Tanrı’ya erişmeye araç olan  hayvanlara yem olayım. Ben Tanrı’nın buğdayıyım ve Mesih’in katkısız  ekmeği olarak tanımlanmam için hayvanların dişi beni öğütecek. Mesih’e  benim için dua edin ki hayvanlar beni parçalarken Tanrı’ya sunulan bir  kurbana dönüşeyim.
Bu dünyanın ne zevkleri ne de mülkleri benim işime yarar. Tüm dünyaya  hükmetmektense İsa Mesih’e kavuşmak benim için evladır. Ben onu  arıyorum, bizim için ölen O’nu. O’nu özlüyorum, bizim için dirilen O’nu.  Doğumum yaklaşıyor, bağışlayın beni, kardeşlerim, ama yaşamama mani  olmayın, beni öldürmeye çabalamayın. Ben Tanrı’nın olmak istiyorum, beni  dünyaya teslim etmeyin, maddi şeylerle yolumu şaşırmama neden olmayın.  Bırakın, katkısız ışığa kavuşayım. O’na ulaştıktan sonra insan olacağım.  Bırakın, Tanrı’mın cefasını öyküneyim. Tanrı’yı içinde taşıyan ne  istediğimi anlar ve tedirginliğimin nedenini anlayarak bana acır.
Dünya hakimi şeytan beni izinle sürükleyerek Tanrı’ya karşı taşıdığım  duyguların saflığını bozmak istiyor. İçinizden kimse ona destek  vermesin. Aksine benim tarafımı tutun, Tanrı’nın tarafını. Dünyanın  özlemini çekiyorsanız, İsa Mesih’ten söz etmeyin. Tutkuyu içinizde  yaşatmayın. Yanınıza geldiğimde size yalvarırsam, bana inanmayın, şu  anda yazdıklarıma inanın. Çünkü size hala hayatta iken, ama ölmeyi  arzulayarak yazıyorum. Dünyevi arzum çarmıha gerildi, cismani şeyleri  sevme arzusu, heyecanı kalmadı içimde, sadece yaşayan ve konuşan,  ruhumun derinliklerinden şöyle seslenen bir su: "Peder’e gel!" Artık ne  dünya yiyeceklerinden, ne dünya nimetlerinden hoşlanıyorum. Davud’ dan  neşet eden İsa Mesih’in tenini, Tanrı’nın ekmeğini arzu ediyorum ve içki  olarak ölümsüz sevgi olan kanını içmek istiyorum.
Bundan böyle insanlar gibi yaşamak istemiyorum. Siz isterseniz, bu  gerçekleşecek. Bunu istemeniz için size yalvarıyorum ki sizin de Tanrı  lütfuna erişmeniz mümkün olsun. Bunu sizden bu birkaç satırla diliyorum.  İnanın bana: doğru söylediğimi İsa Mesih size gösterecek. 0, yalanı  bilmeyen ağızdır. Peder O’nun ağzından tüm gerçeği ile konuştu.  Dualarımın kabul edilmesini dileyin benim için. Cismani yete uyarak  değil, Tanrı buyruğuna uyarak yazıyorum. Cefamı çekersem, bana iyilik  etmiş olursunuz. Buna mani olmak bana kin beslemek olur.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Roma’ lılara Mektup, 6,1-93)
Olağan 10, Salı
Mesih’le birlikte, çarmıha gerildim.
Bu dünyanın ne zevkleri ne de mülkleri benim işime yarar. Tüm dünyaya  hüküm etmektense İsa Mesih’e kavuşmak benim için evladır. Ben O’nu  arıyorum, bizim için ölen O’nu. O’nu özlüyorum, bizim için dirilen O’nu.  Doğumum yaklaşıyor, bağışlayın beni, kardeşlerim, ama yaşamama mani  olmayın, beni öldürmeye çabalamayın. Ben Tanrı’nın olmak istiyorum, beni  dünyaya teslim etmeyin, maddi şeylerle yolumu şaşırmama neden olmayın.  Bırakın, katıksız ışığı kucaklayayım. Ona ulaştıktan sonra insan  olacağım. Bırakın, Tanrı’nın cefasını öyküneyim. Tanrı’yı içinde taşıyan  ne istediğimi anlar ve tedirginliğimin nedenini anlayarak bana acır.
Dünya hakimi şeytan beni sürükleyerek, Tanrı’ya karşı taşıdığım  duyguların saflığını bozmak istiyor. İçinizden hiç kimse ona destek  vermesin. Aksine, benim tarafımı tutun, Tanrı’nın tarafını. Dünyanın  özlemini çekiyorsanız, İsa Mesih’ten söz etmeyin. Tutkuyu içinizde  yaşatmayın. Yanınıza geldiğimde size yalvarırsam, bana inanmayın, şu  anda yazdıklarımda inanın. Çünkü size hala hayatta iken, ama ölmeyi  arzulayarak yazıyorum. Dünyevi arzum çarmıha gerildi, cismani şeyleri  sevme arzusu, heyecanı kalmadı içimde, sadece yaşayan ve konuşan,  ruhumun derinliklerinden şöyle seslenen bir su: "Peder’e gel!" Artık ne  dünya yiyeceklerinden, ne dünya nimetlerinden hoşlanıyorum. Davud’ dan  neşet eden İsa Mesih’in tenini, Tanrı ekmeğini arzu ediyorum ve içki  olarak ölümsüz sevgi olan kanını içmek istiyorum.
Bundan böyle insanlar gibi yaşamak istemiyorum. Siz isterseniz, bu  gerçekleşecek. Bunu istemeniz için size yalvarıyorum ki sizin de Tanrı  lütfuna erişmeniz mümkün olsun. Bunu sizden bu birkaç satırla diliyorum.  İnanın bana: doğru söylediğimi İsa Mesih size gösterecek. 0, yalanı  bilmeyen ağızdır. Peder O’nun ağzından tüm gerçeği ile konuştu.  Dualarımın kabul edilmesini dileyin benim için. Cismani yete uyarak  değil, Tanrı buyruğuna uyarak yazıyorum. Cefamı çekersem, bana iyilik  etmiş olursunuz. Buna mani olmak bana kin beslemek olur.
Duanızda Suriye Kilise’sini de anımsayın. Tanrı’dır, benim yerime,  onun çobanı. Ona ancak İsa Mesih ve sizin muhabbetiniz episkoposluk  edecektir. Bana gelince, episkoposlardan sayılmak beni mahcup ediyor,  çünkü ben onların sonuncusu ve bir kavruk olarak buna layık değilim.  Ancak tanrısal merhamet sayesinde Tanrı’ya ulaşırsam eğer, birisi olmak  nimeti bağışlandı bana. Ruhum sizi selamlıyor. Beni bir yabancı olarak  değil, İsa Mesih adına misafir eden Kiliseler de. Gerçekten, yolumun  üzerinde bulunmayan Kiliseler bile kentten kente beni bekliyorlardı.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], İzmir Cemaatine Mektup, 1-4,1)
Olağan 4, Pazar
İsa’ya, insan olmuş Tanrı’ya inanmak.
İgnatius, diğer adı Theophoros (Tanrı’ya taşıyan)dan, Peder Tanrı ve  sevgili Oğlu İsa Mesih’in Kilise’sine; merhametin tüm nimetlerine nail  olan, iman ve sevgi dolu, inayetin hiçbir lütfundan mahrum edilmeyen,  Tanrı’nın çok sevdiği, azizlik yayan, Küçük Asya’da, İzmir’de yaşayan bu  Kiliseye kusursuz bir bağlılıkla ve Tanrı kelamında tüm mutlulukları  diliyorum.
Sizlere böylesine bir bilgelik bağışlayan Tanrı İsa Mesih’e şükürler  ediyorum. Gerçekten, siz o denli ergin bir imana ulaştınız ki O’nu artık  hiçbir şey yerinden oynatamaz; vücudunuzla ve zihninizle çarmıha  gerilmiş Rabbimiz Mesih İsa gibisiniz; Mesih’in kanı sayesinde sevgide  yapılanmış olarak, Rabbimizin gerçekten cismen Davud soyundan  geldiğinden, Tanrı’nın iradesi ve gücü ile Tanrı Oğlu olduğundan,  gerçekten bir bakireden doğduğundan, her türlü adaletin aracılığı ile  yerini bulması için Yahya tarafından vaftiz edildiğinden, Pontius  Pilatus ve Tetrarka Herodes zamanında gerçekten çarmıha gerildiğinden  (yaşamımız, kutsal cefası sayesinde bunun meyvesidir), gelecek çağlara  bayrak açmak için Yahudilikten ve paganlıktan gelen inananlarını ve  azizlerini Kilisenin tek gövdesinde birleştirmek üzere dirildiğinden  kesinlikle emin olduğunuzu görüyorum. Bu ızdıraplara kurtuluşumuzu  sağlamak için, hep bizim için katlandı ve gerçekten cefa çektiği gibi  gerçekten de dirildi.
Bana gelince, dirildikten sonra da ten içinde varlığını sürdürdüğüne  ve halen de varolduğuna inanıyorum. Petrus’ la arkadaşlarının yanına  geldiğinde onlara şöyle dedi: "Tutun, dokunun bana ve vücudu olmayan bir  hayalet olmadığımı görün". Şakirtler ona dokundular, bedeni ile ve  Ruh’u ile birleşerek inandılar. Bu nedenle de ölüme meydan okudular ve  ölümden üstün olduklarını gösterdiler. Ve İsa, dirilişinden sonra,  Peder’i ile tek bir Ruh’a dönmüş olmasına karşın, cismani bir varlık  gibi onlarla birlikte yiyip içti.
İşte, çağrım budur, sevgili kardeşlerim, ve sizin de aynı şeyi düşündüğünüzü biliyorum.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Tralya’ lılara Mektup, 1,2-3,2; 4,1-2;7,ı-8,l).
Olağan 27, Salı
Kibirden kaçınmak ve yüz çevirmek.
İgnatius, diğer adı Teophoros (Tanrı’yı taşıyan)dan, İsa Mesih’in  Babası Tanrı’nın sevdiği Kilise’ye, Küçük Asya’da Tralya’ da (Aydın)  yaşayan, Tanrı’nın gözdesi, ona layık olarak, diriliş umudumuz İsa  Mesih’in cefası sayesinde cismen ve ruhen huzur içinde yaşayan  Kilise’ye: Bu Kilise’yi selamlıyor, ona Havariler yolunda bütünlük ve  sonsuz esenlikler diliyorum.
Tanrı’nın ve İsa Mesih’in nasip ettiği gibi İzmir’e gelen  episkoposunuz Polibios’ tan işittiğime göre, sabrınız sayesinde, sırf  örf ve adet neticesi değil, duyduğunuz derin ihtiyaç sonucu, kusursuz ve  sarsılmaz duygulara erişmiş bulunuyorsunuz. Episkoposunuz böylece,  zincire vurulmuş olmama karşın, mutluluğumu paylaştı ve ben de, onun  şahsında, hepinizi görebiliyorum. Bana karşı Tanrı’da beslediğiniz iyi  duyguların kanıtını ondan aldığım için Tanrı’ya şükrediyorum. Çünkü  Tanrı’nın izinden gittiğinizi gördüm ve bundan zaten emindim.
Episkoposunuza İsa Mesih’miş gibi itaat ettiğiniz zaman, insanların  töresine uygun olarak değil, İsa Mesih töresine uygun olarak  yaşadığınızı görüyorum. İsa Mesih sizin için öldü, ölüme inanarak  ölümden kurtulmanız için. Bu nedenle, episkoposunuzu hiçbir zaman  dışlamamanız, aksine, rahiplere de, umudumuz İsa Mesih’in Havarileriymiş  gibi bağlı olmanız gerekir ki siz bunu zaten yapıyorsunuz. Böyle  yaşarsak, O’nda varolacağız.
İsa Mesih’in sırlarına hizmet eden diyakozların da her alanda kabul  görmesi gerek, çünkü onlar yiyecek ve içecek konusunda hizmet ediyor,  Tanrı Kilise’sine hizmet ediyorlar. Bu nedenle kınamayı hak edecek  davranışlardan ateşmiş gibi kaçınmaları gerekiyor.
Yine aynı şekilde, diyakozlara herkes İsa Mesih gibi saygı göstersin,  Peder Tanrı’yı temsil eden episkopos’a, Tanrı’nın senatosu ve Havariler  meclisi gibi rahiplere de. Onlar olmadan Kilise’den söz edilemez. Sizin  de onlara karşı aynı duyguları beslediğinizden eminim. Episkoposunuzun  şahsında muhabbetinizin bir kanıtını aldım ve onu içimde taşıyorum. Onun  davranışı bir öğreti, yumuşaklığı ise bir güçtür.
Tanrı’da büyük düşünceler taşıyorum, ancak övüngenliğim mahvolmama  neden olmasın diye kendime gem vuruyorum. Çünkü her zamandan çok şimdi  endişe etmem ve kibrimi kamçılamak isteyenlerden kaçınmam gerekiyor.  Çünkü bu tür söyleyenler bana işkence ediyorlar.
Ben elbette cefa çekmek istiyorum, ama buna layık olmadığımı  biliyorum. Çünkü cefa çekme konusunda ne kadar sabırsız olduğumu halk  görmüyor ve bana karşı tutumunu şiddetlendiriyor. Bu nedenle, dünya  hakimini güçsüz bırakan yumuşaklığa gereksinmem var.
Bu nedenle sizi uyarıyorum ben değil de İsa Mesih’in merhameti  uyarıyor. Hıristiyan gıdasından başka gıda almayın ve zararlı  bitkilerden, yani Rafızilikten kaçının. Tanrımız İsa Mesih’in,  episkopostan, Havarilerin öğretilerinden ayrılmazsanız, kibirden kaçınırsanız, bu yoldan yürümüş olursunuz. Mabedin içinde kalan saftır,  dışında kalan saf değildir, yani episkopos, rahipler ve diyakozlar  dışında hareket edenin vicdanı temiz değildir.
Sizin hakkınızda böyle bir şey duymuş değilim, ancak sizi çocuklarım olarak uyarıyorum.
   
-
 
(İgnatius [Antakya’ lı], Tralya’ lılara Mektup, 8,1-92; 11,1-133)
Olağan 27, Çarşamba
İnanda yeniden doğmak. Vücut Bulma gerçeğine inanmak.
Hoşgörü, munis bir sabır göstererek, Rabbin teni olan manda, İsa  Mesih’in kanı olan sevgide yeni bir varlığa kavuşun, sevgili  kardeşlerim. İçinizden kimse komşusuna kin beslemesin. Birkaç kendini  bilmez yüzünden, paganların Tanrı cemaatine sövmelerine mahal vermeyin.  Gerçekten de Kitap şöyle der: Vay düşüncesizliği nedeniyle ismime  sövdürene!
Davud’ dan neşet eden, Meryem’in oğlu, gerçekten doğan, yiyip içen,  gerçekten çarmıha gerilen, gökyüzünün, yeryüzünün ve öteki dünya  yaratıklarının gözü önünde ölen, ancak ölüler arasından gerçekten  dirilen İsa Mesih’ten başka şeylerden söz edenlere kulak asmayın. O’nu  Peder’i diriltti ve bizi de, İsa Mesih gibi, imanımızın özü, tek gerçek  yaşamımız olan İsa Mesih’te diriltecek olan O’dur. Rafıziliğin asalak ve  zehirli bitkilerinden sakınınız: onlar ölümcül bir meyve verir ve onu  yiyen de derhal ölür. Bu insanlar Pederin diktiği bir ağaç değildir.  Eğer böyle olsalardı, Çarmıh ağacının dalları gibi görünürlerdi ve  meyveleri daim olurdu. İsa Mesih, cefasında, uzuvları olan sizleri bu  Çarmıh sayesinde çağırıyor. Uzuvlar olmadan baş dünyaya gelmez ve  birliğin kendisi olan Tanrı bize bu birliği vaat ediyor.
Benimle burada bulunan, bana bedenen ve ruhen her şeyde destek olan  Tanrı Kilise’leri temsilcileri ile birlikte size İzmir’den selam  gönderiyorum. Tanrı’ya ulaşmak için dua etmekle beraber, Mesih uğruna  her yerde taşıdığım bu zincirlerin suyu hürmetine size yalvarıyorum:  dirlikte ve müşterek duada sebat ediniz. Çünkü her birinizin, özellikle  de rahiplerin, İsa Mesih’in Babasına ve Havarilere hürmeten,  episkoposunuza destek olması gerekiyor.
Bu mektubumun aleyhinize tanıklık etmemesi için beni hoşgörü ile  dinlemenizi diliyorum. Benim için de dua edin. Tanrı merhametinde  sevginize ihtiyacım var, elde etmek üzere olduğum mirastan hissemi  almaya layık olmam için, bundan uzak tutulmamam için buna ihtiyacım var.  İzmirlilerin ve Efeslilerin muhabbeti size selamlıyor. Suriye’deki  Kilise’yi dualarınızda anımsayın. O Kilise’ye mensup inananların en  sonuncusu olduğum için onun adını taşımaya layık değilim. İsa Mesih’te  esen kalın, Episkoposa, Rabbin buyruğu gibi itaat edin, rahiplerin  topluluğuna da. Her biriniz birbirini tüm kalbiyle sevsin!
Ruhum kendini size kurban ediyor, sadece şimdi değil, Tanrı’ya  ulaşacağım zaman da. Ben henüz tehlikedeyim, ancak Peder, İsa Mesih’te  benim ve sizin duanızı işitmekte kusur etmez. Siz de O’nda kusursuz  olun!